ALTAN'IN 367'CÝLERE UNUTULMAZ DERSÝ
|
Gazeteci Yazar Ahmet Altan'dan 367'cileri unutulmaz ders. Altan Teziç'Ýn sözlerine ne dedi? Usta yazar Ahmet Altan tarihe geçecek yazýsýnda anlayanlara unutulmaz dersler verdi.
2007-05-15 - 03:41 |
|
|
Gazetede okuduðum konuþmasýnda, cumhurbaþkanýnýn halk tarafýndan seçilmesiyle ilgili þöyle diyordu:
“Anlaþýlan siyasi çoðunluk devlet iktidarýný ele geçirmek istiyor.”
Devlet iktidarý...
Demek siyasi çoðunluða “verilmeyen ve verilmemesi gereken” böyle bir iktidar var.
Bunu
söyleyen bir anayasa profesörü olduðuna göre “anayasanýn neresinde
böyle siyasi çoðunluða verilmeyecek bir devlet iktidarýndan söz
ediliyor” diye bir sormamýz gerekiyor.
Sonra bir soru daha soracaðýz.
“Dünyanýn hangi anayasasýnda siyasi çoðunluða verilmeyen devlet iktidarý kavramýný gördünüz?”
Böyle bir kavram görmüþ olamaz çünkü anayasalar böyle “kimseye verilmeyen” bir “devlet iktidarý” olmasýn diye yapýlýr.
Anayasa, böyle bir gizli iktidar bulunmasýn diye oluþturulur.
Eðer böyle bir “devlet iktidarý” varsa ve bu “siyasi çoðunluða” verilmiyorsa, bu iktidar kim tarafýndan kime veriliyor?
Bu iktidarý kim kullanýyor?
Bu iktidarýn anayasal ve yasal desteði ne?
Bir devlette anayasal ve yasal desteði olmayan bir “iktidar” olabilir mi?
Siyasi
çoðunluða verilmediðine göre bu iktidar halkýn iradesinden kopuk
demektir, halk iradesinin dýþýnda oluþan bir iktidar kendine yeryüzünün
herhangi bir anayasasýnda yer bulabilir mi?
Siyasi çoðunluða
verilmeyen bir “devlet iktidarý” ancak diktatörlüklerde olur ve bu
iktidar halkýn iradesine karþý silahla korunur.
Bizim YÖK Baþkaný anayasa profesörümüz, bir diktatörlük, silahlý bir zorbalýk mý istiyor?
Doðrusunu isterseniz bunun tek bir cevabý bulunuyor.
Evet, öyle bir yönetim istiyor.
Baþka türlü, halkýn iktidarýyla el deðiþtirmeyen, siyasi çoðunluðun denetimine verilmeyen bir iktidardan söz edemezdi.
Sanýyorum, bizim hukukçularýn tam anlamýyla gözü döndü.
Artýk ne hukuk istiyorlar, ne yasa, ne de anayasa.
Bir zorbalýk rejimini açýkça talep ediyorlar.
Devleti, seçimle iþbaþýna gelen hükümetlerin denetiminden çýkarmayý arzuluyorlar.
Seçimleri, halkýn iradesini, parlamentoyu, hukuku, anayasayý yok etme peþindeler.
Bu uðurda saçmalamaktan bile kaçýnmýyorlar.
Hukuka aykýrý kavramlar uyduruyorlar.
Devleti hükümet yönetir, hükümeti siyasi çoðunluk belirler, siyasi çoðunluk da halkýn oylarýyla oluþur.
Bu yapýnýn dýþýnda bir iktidar olamaz bir hukuk sisteminin içinde.
Bu yapýyý parçalama peþindeler iþte.
Türkiye çok tehlikeli bir dönemden geçiyor.
Bu tehlikeyi sanýldýðý gibi ordunun muhtýrasý deðil, hukukçularýn hukuka ihaneti yaratýyor.
Anayasa da, hukuk da, hukukçular tarafýndan yok ediliyor.
Hukuk, bir toplumun güvencesidir.
O olmadý mý o toplumda güvence olmaz.
Kaos, belirsizlik, zorbalýk yeþerir.
Silah, kendini halkýn iradesinden önemli görür.
Hukukçular, askerlerden daha fazla zorluyorlar darbeyi.
Dokunulmaz bir “devlet iktidarý” istiyorlar.
Bu uðurda tarihe geçecek saçmalýklarý bile dile getirmekten kaçýnmýyorlar.
Milyonlarca
insanýn meydanlarda toplandýðý, iktidarý protesto ettiði, demokrasinin
tadýný çýkardýðý bir ülkede demokrasiyi öldürmek için uðraþýyorlar.
Çok zorlarlarsa o da olur, darbe de gerçekleþir, anayasa da ortadan kaldýrýlýr.
Bunu istemek için anayasa profesörü olmaya gerek yok ki...
Hukuktan nefret eden bir darbeci olmak yeter.
|
YORUMLAR
Siyaset Kategorisine Ait Diðer Haberler
Abdullah Gül yat gezisinde
Demokrasi için GÜL dedi
Hayýrlý Olsun
Altan'ýn 367'cilere unutulmaz dersi
SHP'den Karayalçýn'a tam yetki
Meclis'te 25 yaþ için 382 evet
Gün ve saatlerle YSK seçim takvimi
Sýra Çanakkale ve Manisa'ya geldi
Tatil yerinde oy kullanýlacak mý?
|
|
|
|
Anketler
Gunluk Gazeteler
|
|